Ekin’in hikayesi

metrodan çkmış evime gidiyordum. bir adam -daha sonra o benim eşim dediğinde anladığım eşi olan bir kadını ellerinden zorla tutup yanında tutmaya ve konuşmayı sürdürmeye zorluyordu. kadın bırak beni diyordu sürekli ve kurtulup gitmeye çalışıyordu. ben de müdahale ettim ve kadını bırak seninle gelmek istemiyor dedim, adam o beni karım, sana ne dedi. ben de bırak demeye devam ettim. bu sözümden sonra kadın adamın elinden kurtulmaya çalışmaya devam etti ve benim ısrarımla da birleşince adam kadını bıraktı. kadının arkasında yürüdü benim yanımdan geçerken de o benim karım aynı eve gidicez, sen böyle diyerek daha çok rencide ettin şimdi onu dedi. kadın arkasına bakmadan yürüdü, daha sonra bir şey almak için bir büfenin önünde durdu, adam da yanında bekledi. adamın savunmasından anladığım şuydu, adam adeta şu mesajı veriyordu: ‘o benim karım ona istediğimi yaparım, ayrıca sen burda beni durdurdun ama en nihayetinde aynı eve gideceğiz, orada ona istediğim gibi davranabileceğim.. ayrıca kendim rencide olmamak için onu rencide ediyordum, senin yüzünden peşinden koşarak ben rencide olacağım. ve bir de o bu gece ne olursa olsun benimle aynı eve gelmek zorunda çünkü o benim karım’ yani kadın istemese bile bu gece o eve gitmek zorundaydı çünkü evlilerdi! başka bir yere gitmek istemesi sözkonusu olamazdı!

[got_back]